10 Temmuz 2009

ebu cehil karpuzu

Arkadaşım Güneşligünler çekmiş bu fotoğrafı. Görünce anılar canlandı hemen gözümde. çocukluğuma dair anılar. Acı kavun da denilen bu bitkinin meyvelerinin içinden çıkan su sinüzite iyi geliyormuş. Ama uygulaması çok tehlikeliymiş.
Oysa bizim için eğlenceli bir oyuncaktı:)) Meyvelerin içinden çıkan sıvı fışkırır. Biz de onları koparıp önce duvarda ucunu törpüler, sonra da birbirimize fışkırtırdık. Çocukluk işte. Ama benim çocukluğum güzel geçti. İstanbul'da Beylerbeyi semtinde doğayla içiçe geçirdim çocukluğumu. Mahalle arkadaşlarım Sinem, Kerim, Devran, Devrim ve Ceyda ile çok vakit geçirdik. Evimizin arkası büyük bir çayırdı Boğaz'a bakan. Baharda papatya tarlasına dönerdi. Bütün gün papatya toplar, kendimize onlardan taç yapardık. Akşamları ise yemeği bahçede yer sonra da etrafı aydınlatan ateşböceklerinin peşinden koşardık.
Şimdiki çocukların hayatına bakıyorum da, kendimi çok şanslı görüyorum. Belki o zaman her istediğimize ulaşamıyorduk şimdikiler gibi. Çikolata, bisküvi, dondurma gibi şeyler bizim için lükstü. Oysa şimdi hemen hemen her çocuk ulaşabiliyor bunlara. Ama yok biz daha mutluyduk ve yetinmeyi biliyorduk.
Bakın bir Ebu cehil karpuzu beni nerelere götürdü? Teşekkürler Güneşligünler...

Hiç yorum yok: