19 Nisan 2007

Kedicikler...

Dün akşam başım çok ağrıyordu. Eşim de evde değildi. işten her zamanki gibi geç çıktım ve eve gidip yemek yapacaktım. Ama başağrım o kadar yoğunlaştı ki yemek yapacak halim kalmadı. Fikrimi değiştirdim ve annemlere gitmeye karar verdim. Nasıl olsa annem yemek yapardı. Ve öyle de yaptım. Şimdi bu yazıyı okuyanlar bütün bunların kediciklerle ne alakası var diye düşünüyor olabilir. Şimdi oraya geliyorum...


Annem yemek hazırlarken ben pvc ile kapatılmış balkona daldım. Orada tam 14 tane yavru kedi var. Kedi hastası olan kardeşimin kedileri doğurunca yukarıda gördüğünüz manzara çıktı ortaya. Dakikalarca onlarla oynadım. Kimi üstüme tırmanmaya çalışıyor, kimi elimde oynattığım ipi yakalamaya çalışıyor, kimi de ürküp saklanıyordu. Boşluktan faydalanıp rahatça annesini emmeye çalışanlar da vardı tabi:)) O kadar şirinlerdi ki kısa bir süre de olsa stresimi almayı başardılar. Hele içlerinde bir tanesi var (yandaki). Doğduğunda sadece yüzünde tüyleri vardı. Uzun süre de kısacık kaldı tüyleri. Yüzünün tüyleri yanlardan aslan yelesi gibi duruyordu. Şimdi ise hepsinden uzun tüyleri var. Çok da sakin görünüyor ama oynamayı çok seviyor. İyi bakacak bir aile bulabilsek vermek istiyoruz. Çünkü biraz büyüyünce sokağa bırakılacaklar ve genelde hepsi kayboluyor. Her neyse o bızdık oğlanı iyice sildikten sonra eve alıp biraz da orda sevdim. Nerdeyse başağrımı geçirdiler diyebilirim. Onları okşamak, onlarla vakit geçirmek iyi geliyor insana. Tavsiye olunur...











Hiç yorum yok: